Planladığım filmleri izlemiyorum da böyle birden bire esip aklıma gelirse önüme ne çıkarsa izleyip duruyorum..Bu filmi aslında izlemeyecektim ama nasıl oldu bende anlamadan birden bitiş yazılarına el sallarken buldum kendimi.Öyle heyecan içinde geçen sahneleri, muhteşem bir hikaye kurgusu falan da yok; sadece bir kız var elimizde; birde onun o yaşına rağmen hiç kimseyi öpmemiş olan “hikayesi” o kadar..Ama bilmiyorum bir şekilde sıkılmadan sonuna kadar izledim.Bunda uzun zamandır bir şey izlememiş olmanın verdiği “önüme be çıkarsa izlerim” açgözlülüğü etken olmuş olabilir…
Bu hanım kızımız haftalık bir magazin dergisinde çalışıp ünlülerle bolca röportaj yapan birisi.Ama bu renkli işine rağmen pek de renkli olmayan bir özel hayatı var.Daha ilk sahnede sevgilisi tarafından “artık sıkıldım bitirelim şu işi” diyerek terk ediliyor..Ki, adamın da haklı gerekçeleri var; zira kızımızla ne yakınlaşabiliyor ne de birlikte dışarı çıktıklarında hoş vakit geçirebiliyor, çünkü kız ya ekiyor ya da hep geç kalıyor.Neyse bunlar ayrıldıktan sonra bir süre kızı çok depresif bir halde görüyoruz; ama öyle böyle değil bir sinirli, bir asabi anlatamam..Tam da bu sıralarda dergiye yeni bir fotoğrafçı alınıyor ve bizim kızın yanına röportajlarda fotoğraf çekmesi için gönderiliyor..

İşte bu da bizim erkek karakterimiz; dıştan bakıldığında tam bir Kazanova gibi görünüyor; öyle konuşup öyle davranıyor.Ama biraz sonra anlıyoruz ki; hayatından hiç de memnun olmayan ilgi alanları olarak bizim kızla ortak beğenilere sahip, kişilik olarak sağlam bir insan.Tabi başlarda bu asabi ekip arkadaşını hiç ama hiç seviyor; kızda onunla aynı düşüncelerde bir bağırış kopuyor ortalarda..Sonralarda kızın siniri geçiyor; çocuğun “gözlüksüz nasıl görünürsün” düşünceleri ayyuka çıkıyor derken gerisini filmi izlemeden dahi tahmin edebilirsiniz.Başta da dediğim gibi filmin bir köşesinden sürpriz yumurta kıvamında şaşırtıcı bir şey çıkmıyor..
Başta nasıl bir film öngörüyorsak, sonunda aynı sahneleri izlerken buluyoruz kendimizi.Belki gereksiz birkaç şeyde görebiliriz.Oldukça sıradan, çekilmiş olmak için çekilen filmlerden.Eskiden olsa çok severdik böyle filmleri ama daha iyilerini gördükten sonra ve her gün daha iyileri yapılırken bu sıradanlığa en fazla saygı duyup unutur hale geldik.Zira benim de bu film için düşüncelerim; bir iki hafta sonra unutulmak olacak..Vakti olan, bir göz atsın derim ama içinde pek fazla bir şey yok maalesef.
Hakında
Yapım: 1998 ~ GüneyKore
Tür: Dram , Romantik
Oyuncular: Bo-sung Kim , Dong-kun Jang , Hye-kyeong Yu , Jae-wook Ahn , Jae-yeong Jin
Yönetmen: Tae-gyun Kim
Yapımcı: Tae-won Jeong
Süre: 1 saat 45 dk
İzle
Part1
Part2
Part3
Part4
Benzer Filmler:
filmi doldurdum die izliim dedim ama yok daha fazla dayanamıcam. çok bile dayandım.3.vdieoya kadar izliyebildim. zatn görüntü ses kalitede çok zayıf yani hiç izlemeye kalkışmıyın.kore hayranlığınızı bitirebilr:D o derece kötü yani
film fazlasıyla saçma gelmişti bana. postere bakınca hoş birşeyler bekliyorsun. karşına giyinmeyi bilmeyen bir kadın ve tipsiz bir adam çıkıyor.fazlasıyla monotondu. sadece telefon kulubesinde yağmurdan kaçışları ve finali yapışları hoşuma gitti. vakti çok olan arkadaşlara tavsiye edebilirim.
çok güzel bir filmdi diyemiyorum ama yine de canınız sıkılıyorsa (ya da alternatifiniz yoksa pek) izlenebilecek bir film..
ömrümden ömür gitti…vaktiniz bol olsada izlemeyin efendim….:(
(bende postere aldananlardanim)oyy oyy film bitmek bilmedi kiz ne zaman opuscek die beklemekten bir hal oldum dram desem deil romantik desem hic deil neydi bu bilmiom tekkelimeyle vasat bir filmdi
Uzun zamandır önüme çıkıp duran bir film ama yorumları okuyunca insanın izleyesi varsada kaçtığından seyretmemiştim… Ama bugünün geleceğini de biliyordum… Sonuçta filmler hakkında kendi görüşüme sahip olmam gerekiyor…
…..
Ofori’nin yazdıklarına tamamen katılıyorum… Ne bir eksik, ne bir fazla… Daha iyilerini çok izledik ama daha kötülerini de gördük…
Hikaye de orijinal pek bir şey yok… Öpüşmekten korkan bir bayan (filmin 25. dakikasında sapık yaftasını yapıştırdım kendisine :) elalemin çocuğunu amma da çok öptü), sevmekten korkan bir adam… Telefon klübesi de olmasa filme özel bir sahne çıkmayacakmış… Sonuç olarak sıkılmadan izlemiş olsamda, buna şaşırdığımı da söylemem gerek :)… İzlenmez demiyorum; sanırım izlemek için doğru zamanı yakalamak lazım…
Emeği geçen herkese teşekkürler…
Yorumunuzu detaylı şekilde paylaşmak isterseniz; aşağıdaki etiketi kopyalayıp, yazıyı değiştiriniz.
[spoiler effect="simple"]Yorumu yazacağınız kısım...[/spoiler]
- Yorumlarınızda; izlediğiniz film hakkında açıklayıcı bir şekilde olumlu veya olumsuz görüş belirtiniz. Kararsız seyircilerimizi, yorumlarınızla yönlendirdiğinizi unutmayın.
- Teşekkür ederim, elinize sağlık, güzel gibi tek ifadelik yorumlar direk silinecektir!
- İzleyemediğiniz bir film ile karşılaştığınızda, anlaşılır bir dille yönetimi bilgilendiriniz.
- Sitemizde Türkçe'ye önem verilmektedir! Sizin de bu konuda duyarlı davrancağınızı biliyoruz.
02:44
Tek sevdiğim yer Yağmur yağarken girdikleri telefon kulubesi..